Sivrisineklerle Bulaşan Viral Hastalıklar:
Arthropodların vücudunda çoğalan ve arthropodlar tarafından taşınan virüslere arbovirüsler denmektedir. 100 kadar arbovirüs insanları, 40 kadarı ise evcil hayvanları enfekte etmektedir. Özellikle, Culicinae türleri tarafından taşınmak ve bulaştırılmaktadırlar. HIV’in çoğalması için gerekli ihtiyaçları emici böcekler sağlayamadıklarından, bu virüslere vektörlük yapamadıkları bildirilmektedir. Hepatit B virüsunun sivrisinekler tarafından mekanik olarak taşındığına dair ise bazı bilgiler mevcuttur.
Sivrisineklerle Bulaşan Lenfatik Filariosis
Çoğu Onchocercidae familyasına ait olan filarya türleri doku parazitleri olup parazitik nematodlar içinde en gelişmiş grubu oluşturmaktadırlar. Bu nematodlar, arthropodları vektör olmaktan ziyade, ara konukçu olarak kullanırlar. Dünyanın çeşitli ülkelerinde insanlara bulaşan Wuchereria bancrofti ve Dirofilaria türleri, Brugia türleri ise Güney Asya’da bulunur ve 70’den fazla Anopheles, Aedes ve Culex türü ise bunlara vektörlük yapmaktadırlar. Sivrisinekler omurgalılardan kan emerken bu nematodların 3. dönem larvalarını vücutlarına alırlar ve vektör yeni bir konukçudan kan emerken bu nematod deriden 13açılan yaradan 4. larva döneminde omurgalılara geçer, geniş lenf damarlarına yerleşerek cinsel olgunluğa ulaşırlar.
• Ülkemizde özellikle Alanya civarında Wuchereria’nın bulunduğu belirtilmekte ve yine ayni bölgede altı vektör sivrisinek türünün bulunduğu, ancak enfekteli sivrisineğe rastlanmadığı kaydedilmektedir.
Sıtma
Anopheles cinsine bağlı sivrisinekler şu anda en ciddi vektör kaynaklı hastalık olan insan sıtmasının bulaşmasında rol oynamaktadırlar. Anopheles türleri maymun ve kemiricilere Plasmodium türlerini bulaştırırlar. Kuşlarda görülen sıtma parazitleri genelde Culicinae ve Anophelinae türleri tarafından taşınmaktadırlar. Dünya’da bulunan Anopheles cinsine ait 500 türden sadece 20 kadarı insan sağlığı açısından tehlikeli olup, bunlar tropikal ve subtropikal bölgelerde bulunurlar. Plasmodium falciparum, P. vivax, P. malariae ve P. ovale olmak üzere dört tür sıtma hastalığı, Anopheles türleri tarafından taşınmaktadırlar. Palaearktik bölgede yayılış gösteren ve 1920’lerden önce Anopheles maculipennis Meigen olarak bilinen tür, bugün yedi benzer tür içeren bir tür kompleksidir. Bu türler morfolojik olarak sadece yumurta yapısına göre iki gruba ayrılabilmektedirler. Yumurtaları koyu gri renkte olan An. labranchiae Falleroni, An. atroparvus van Thiel ve An. sacharovi Favre; gümüş beyaz renkte olan An. maculipennis Meigen, An. messeae Falleroni ve An. melanoon Hackett’dur. Bu türlerden An. sacharovi, An. maculipennis ve An. melanoon türleri ülkemizde bulunmaktadır. Vektör olarak bu türlerden An. sacharovi ve An. labranchiae oldukça önem arz ederler. Afrika’da ise An. gambiae, filariasis ve sıtmanın birinci derecede vektörüdür. Türkiye’de sıtmanın etmeni olan Plasmodium vivax anofellerde en iyi 24 0C ve üzerinde gelişmekte ve laboratuar şartlarında parazitli kan emildikten sonra parazitin tükrük bezinde görülmesi An. sacharovi’de 8-10 gün An. süperpictus’ta ise 10-14 gün sonra bulunmuştur ve vektör başka bir konukçuyu sokunca parazitide konukçuya bulaştırmaktadır.
Sivrisineklerin Naklettiği Hastalıklar
Plasmodium sıtma veya malaryayı meydana getirir ve Protozoa’dır. Anopheles türleri tarafından taşınmaktadır. Flarial nematodlar, Wuchereria ve Brugia cinslerine bağlı türler, insanlarda flariasis meydana getirirler. Anopheles, Aedes, Culex ve Mansonia türleri tarafından taşınmaktadırlar. Sarıhumma, dang hastalığı ve ensefalit gibi virüsleri ise vektör olarak nakletmektedirler. Bunlar, Culicinae türleri tarafından taşınmaktadırlar. Ülkemizde Anopheles sacharovi ve An. superpictus türlerinin Plasmodium vivax’ın vektörü oldukları belirtilmektedir.14Ayrıca, An. claviger, An. hyrcanus ve An. maculipennis türlerinin de ikinci derecede potansiyel vektör olabilecekleri kaydedilmektedir. Anopheles hyrcanus, An. algeriensis, Aedes aegypti, Aedes vexans, Culex pipiens, ve Cx. tritaeniorhynchus türlerinin de potansiyel olarak Wucherieria vektörü oldukları kaydedilmektedir.
Anopheles sacharovi Farve,1903
Ülkemizde bulunan bu türün larvaları yapay göletler, dereler, temiz durgun veya hafif akıntılı sularda, su yosunlarının aralarında bulunur ve bol oksijenli suları tercih ederler. Çukurova bölgesinde yaygın olan bu türün deniz kıyısındaki bölgelerde de yoğun olmasının, üreme alanlarının hafif tuzlu suları içermesinden ileri geldiği düşünülmektedir. Bu türün beslenmek için sırasıyla at, eşek, sığır, koyun, insan ve tavuğu tercih ettiği tespit edilmiştir. İnsanlarla beslenenlerin hangi kan grubu insanları tercih ettiğinin araştırılması için insanların bulunduğu ortamdan toplanan erginlerin incelenmesi sonucunda % 38,9: A, % 25,2: AB, % 20: B ve % 15,9: 0 kan gruplarının izlendiği kaydedilmektedir. Yine bu tür akşam alaca karanlığından sabahın alaca karanlığına kadar insan ve hayvanlardan kan emer ve tam beslenmeden de barınakları terk etmezler. Beslendikten sonra da yumurtaları tamamen geliştirinceye kadar barınaklarda kalırlar. Yumurtlayacakları zaman barınakları terk ederek yumurta bırakacakları habitatları aramaya çıkarlar.
Emdikleri kanı 3-4 gün içerisinde sindirirler.
Emdikleri kan vücut ağırlığının yarısından fazla ise yumurta gelişebilir. Bunun için en uygun konağın tavşan olduğu bunu sırasıyla koyun, civciv ve insanın izlediği belirtilmektedir.
Bu tür laboratuar şartlarında 30. nesilde 25 0C’de ortalama 128 yumurta bıraktığı, 24 0C’nin üzerinde ise bıraktığı yumurta sayısının azaldığı belirtilmekte ve 50-220 yumurta bırakmaktadır, en fazla ergin dişilerin 53 gün yaşadığı kaydedilmektedir. Çukurova bölgesinde kışı döllenmemiş dişi olarak geçirmektedirler. Şubat ayı ortalarında kışlaktan çıkmakta ve Mart sonlarına doğru yumurta koymaktadırlar. Popülasyon yoğunlukları Nisan ayından itibaren artmakta Haziran ayında maksimuma çıkmaktadır.
Bu tür, Çukurova bölgesinde Plasmodium vivax’ın vektörüdür.